|| Kopuk GençLik || Zamane GençLerin SanaL Mekanı ||

OOOPS Bİ DAKKA KARDEŞ !


Şimdi Hacı Sen Bu Foruma Zati Üyeysen Sorun Yok,Giriş Yap.

Haa Yok Üye FeLan DeğiLim Üye oLupta Ne İşime Yarıyacak Diyorsan Oku;
Komedi,Arkadaşlık,İyi Vakit,Sanal Bi Aile Hatta Yetim ve Öksüz KardeşLerimize Sanal Ana ve Babada Oluruz Üye oL Yeter...

Sayfayı FaceBook'ta Paylaş
Design By Sahirâne Design ©️
Tıkla Beğen
Erzurum

    Destan Nedir, Mitolojiden Farkı Nelerdir ?

    Paylaş
    avatar
    (fog)'(x)
    PatRoN
    PatRoN

    Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok !
    Cinsiyetim Cinsiyetim : Erkek
    Kayıt Tarihim Kayıt Tarihim : 14/01/10
    Yaşım Yaşım : 27
    MemLeketim MemLeketim : Yarimin Yanı
    Mesaj Sayım Mesaj Sayım : 2732

    default Destan Nedir, Mitolojiden Farkı Nelerdir ?

    Mesaj tarafından (fog)'(x) Bir Cuma Ocak 22, 2010 1:00 am

    (Farsça: داستان),
    milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış (savaş(la guerre),
    göç(déplacement), istilâ gibi) tarihî olayların (yangın, salgın
    hastalık, deprem) toplumsal ve doğal olayların çağdan çağa aktarılmış,
    aktarılırken de hayal unsurlarıyla oluşmuş, süslenmiş, değiştirilmiş
    manzum söylenceleridir.
    * * *
    Kahramanlarının olağanüstü eylemlerini coşkulu, törensel bir üslupla
    anlatan ve genellikle birkaç bölümden oluşan manzum yapıtlardır.
    Bilinen en eski edebiyat türlerinden biridir. mitoloji, efsane, folklor
    ve tarihi öğeler içerir. Destanlar ve destansı öyküler ilkçağlardan
    beri dünyanın her yerinde gelenekleri sonraki kuşaklara aktarmak için
    kollektif olarak yaratılmış edebi biçimlerdir.Destanların Ortak
    Özellikleri hepsinde yarı tanrısal nitelikler taşıyan bir ya da birçok
    kahramandan söz edilir. Destan bu kahramanın eylemleri üzerine
    kurulmuştur. Olaylar çok geniş bir kozmik coğrafya üzerinde geçer. Bir
    destanın dünyası ortaya çıktığı zaman içinde düşünebilecek her şeyi
    barındıran bütünsel, çok yönlü bir dünyadır. Hemen bütün destanlarda
    uzun yolculuklar anlatılır. Çoğu destanda olaylara doğaüstü yaratıklar
    da katılır. Kişiler, olaylar, doğal varlıklar hep gerçek yaşamdaki
    boyutlarından daha büyük, daha zengindir. Özellikle sözlü destanlarda
    uzun anlatı, betimleme (tanımlama) ve konuşma bölümleri bulunur. Öykü
    içinde

    öyküye yer verilir. Törensel söyleyişler ve kamusal duyarlılık
    hakimdir. Gerçek yaşamın yansımaları da destanların içinde bazen
    realistik çoğu zaman da stilize edilmiş halde bulunur. Destan
    sahiplerinin yaşadıkları doğal çevreye ilişkin bilgiler edinmek
    mümkündür.Destan TürleriDestanlar temel olarak iki gruba ayrılır:

    A. Sözlü Destanlar: Yazının henüz bulunmadığı ve yaygınlaşmadığı bir
    kültürde doğan ve kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarıldıktan sonra
    yazıya geçirilen destanlardır. ozan ve şarkıcıların değişik zamanlarda
    söylediği şarkı ve şiirlerin bütünleşmesi ve işlenmesiyle
    oluşturulurlar. "Örnekler:"
    "Gılgamış:" MÖ 3000 yıllarında Mezopotamya'da ortaya çıkmıştır. Bilinen
    en eski destandır. Babil ve Akad toplumlarınca da benimsenmiştir. Ama
    bugüne kalan en eksiksiz biçimi Sümer toplumunda ortaya çıkmıştır.
    Zalim Uruk kralı Gılgameş'in ölümsüzlük arayışını anlatır. Gılgameş ve
    arkadaşı Enkidu ile birlikte uzun arayışlardan sonra ölümsüzlük otunu
    bulur, ama bir yılana kaptırır.
    "ilyada ve Odysseia:" MÖ 11-12'nci yüzyıllarda geçtiği sanılmaktadır.
    homeros destanları olarak bilinirler. Yunan Yarımadası'ndaki
    Akhalar'ın, anadolu'daki İon krallıklarına saldırısı ve Akha kral ve
    prenslerinin daha sonraki serüvenleri anlatılır. Özellikle Odysseia,
    Yunan tragedyası ve Batı edebiyatının önemli bir kaynağıdır.
    "Beowulf:" Eski İngilizce Halk destanı Beowulf
    "Heldenlieder:" Eski Almanca kahramanlık türküleri
    "Nibelungenlied:" almanya
    "Kudrunlied:" almanya
    "Chanson de Geste:" Fransa (kahramanlık şarkısı)
    "Chanson de Roland:" Frank kralı Charlemagne'ın savaşlarını anlatır
    "El Cantar de Mio Cid:" İspanya
    "Mahabharata:" Hindistan

    B. Edebi Destanlar: Belirli bir yazar tarafından eski örneklere uygun
    olarak ve okunmak üzere kaleme alınmış destanlardır. Örnekler:
    " Vergilius'un Aeneis'i:" MÖ 29-19'uncu yüzyılları kapsar. Troyalı
    Aeneias'in uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra latin ülkesine gelerek
    Lavinium kentini kurması anlatılır. Lavinium sonradan Alba Langa ve
    Roma kentlerinin yerine kurulan ilk kenttir.
    " Milton'un Kayıp Cennet'i (Paradise Lost):" İnsanın cennetten kovuluşu ve tanrının şeytanla mücadelesini anlatır.
    " dante'nin İlahi Komedya'sı (La Divina Commedia):" MS 1310-1321 yılları arasında yazılmıştır.
    " Ariosto'nun Çılgın Orlando'su (Orlando Furioso):" 1532′de yazılmıştır.
    " Camoes'in Os Lusidas'ı:" 1572′de yazılmıştır.
    türk edebiyatında Destan
    Asya kıtasının çeşitli bölgelerinde yaşayan türk boyları arasında
    zengin bir destan geleneği vardır. Bilinen türk destanları arasında en
    eskisi Yaradılış Destanı'dır. Altay Türkleri arasında söylenmektedir.
    V. Radlov tarafından saptanıp yazıya geçirilmiştir.
    * Alpamış Destanı Orta Asyanın bütününde bilinir; en cok basımı yapılmış destandır.
    * Saka Destanı İskit Türkleri'ne aittir. Bu destan zinciri içinde Alp
    Er Tunga ve Şu parçaları bulunur. Bunlar Kaşgarlı Mahmut'u divanü
    Lugati-t-türk adlı eserinde yer almıştır.
    * Oğuz Kağan Destanı 14'üncü yüzyılda derlenmiş özet nitelikte bir
    metindir. Oğuz Kağan'ın doğumu ve üstün nitelikleri, askeri başarıları
    ve ülkeyi oğulları arasında pay edişi anlatılır.
    * Oğuz Türkleri'nden günümüze gelen tek destan metni ise Dede Korkut
    Kitabı'dır. Bayındır Han soyundan geldikleri sanılan Akkoyunlular'ın
    egemen olduğu Kuzeydoğu anadolu'daki olaylar ve Müslüman Oğuzlar'ın
    yaşamı anlatılır.
    * Göktürk Destanları çeşitli parçalardan oluşmuştur. Bozkurt parçasında
    Göktürkler'in bir boz kurdun soyundan geldikleri, Ergenekon parçasında
    ise Ergenkon'a sığınmaları, çoğalıp buraya sığmayınca dağı eriterek dış
    dünyaya çıkmaları anlatılır. Köroğlu parçasında, göçebe Oğuzlar'ın
    Horasan ve Hazar'da İranlılarla savaşlarından sözedilir. Bunlardan biri
    de Ergenekon Destanıdır.
    * Manas Destanı'nda Kırgız Türkleri'nin putperest Kalmuk ve Çinliler'le savaşları vardır.
    * anadolu türk destanlarından Saltukname(Saltuk-nâme), Sarı Saltuk, Batı anadolu ve Rumeli olayları anlatır.
    * Cengiz Han Destanı Moğol istilasından sonra Kıpçak bozkırlarında ve eski Uygurların yaşadığı bölgelerdeki olayları anlatır.
    * Timur Destanı Timur'un savaşları ve kişiliğine yer verir.
    * Danişmend Gazi Destanı'nda Türklerin anadolu'yu ele geçirmeleri anlatılır.
    * Battal Gazi Destanı'nda da anadolu'daki türk-Bizans savaşları yer alır.

    GILGAMIŞ DESTANI ÖZETİ~
    Ölümsüzlüğü arayan bir kralın öyküsüdür. Destana konu olan kral
    Gılgamış İÖ 3000 yıllarının ilk yarısında Mezopotamya’daki Uruk
    kentinde hüküm sürmüştür. Ölümsüzlüğün ve bilginin peşindeki insanı
    yücelterek anlatan Gılgamış Destanı, günümüze kalabilmiş, bilinen en
    eski destandır.
    Gılgamış Destanı, Akat ve Sümer dillerinde yazılmış tabletlerden
    derlenmiştir. Bunlardan günümüze 12 tablet kalabilmiştir. Ama bu
    tabletler eksik olduğu için destan metninin bütünü elde edilememiştir.
    1855’te Ninova’da yapılan kazılarda, Asur Kralı Asurbanipal’in bulunan
    bu tabletlere daha sonra Türk-İran sınırında ve Irak’taki Nippur kenti
    kazılarında bulunan tabletler eklenmiştir. Ayrıca Türkiye’de Sultan
    Tepe ve Boğazköy’de yapılan kazılarda da destanını bazı bulunmuşsa da
    henüz tümü gün ışığına çıkarılmamıştır.

    Bu tabletlerdeki metne göre destan, Gılgamış’ın özelliklerini övgüyle
    anlatarak başlar. Yarı insan, yarı tanrı olan Gılgamış karada ve
    denizde olan biten her şeyi bilen başarılı bir yapı ustası ve yenilmez
    bir savaşçıdır. Destanının, öbür bölümlerinde Gılgamış’ın başından
    geçen serüvenler anlatılır. İlk serüven Gılgamış ile Gök tanrısı Anu
    arasında geçer.
    Halkına acımasız davrandığı için Gılgamış’a öfkelenen Anu, onu öldürmek
    için vahşi bir hayvan olan Enkidu’yu üzerine salar. Enkidu ile Gılgamış
    arasındaki savaşta Gılgamış üstün gelir. Daha sonra Enkidu Gılgamış’ın
    en yakın dostu ve yardımcısı olur. Bunun ardından gelen serüven
    Gılgamış ile aşk tanrıçası İştar arasında yaşanır. İştar Gılgamış’a
    evlenme önerisinde bulunur. Gılgamış bunu red eder. Onuru kırılan İştar
    Gılgamış’ı öldürmek için yeryüzüne bir boğa gönderir. Gılgamış,
    Enkidu’nun da yardımıyla boğayı öldürür. Enkidu rüyasında, boğayı
    öldürdüğü için tanrılar tarafından ölüme mahkum edildiğini görür.
    Destanın bundan sonraki bölümüyle ilgili tabletler bulunamamıştır. Ama,
    destanın devamının yer aldığı Gılgamış’ın Enkidu için yaktığı ağıtı,
    düzenlediği görkemli cenaze törenini, sonunda Enkidu’nun ölüler
    dünyasına göçtüğünü anlatan tabletler bulunabilmiştir. Destanda
    Enkidu’nun ölümünü Tufan öyküsü izler. Tufan, yeryüzünün sularla dolup
    taşmasının öyküsüdür. Gılgamış destanında Tufan’ı tanrıça İştar ve
    Bel’in başlattığı anlatılır. Gılgamış, Tufan’dan kurtularak sağ
    kaldığını öğrendiği Utnapiştim’i bulmak üzere yola çıkar. Utnapiştim
    ölümsüzlüğün sırrını bilen bir bilgedir. Utnapiştim’i bulan Gılgamış,
    onun verdiği ölümsüzlük otuyla gençliğine yeniden dönecek ve
    ölümsüzlüğe kavuşacaktır. Ama, destanının insanlar için en üzücü bölümü
    burada başlar. Çünkü Gılgamış ölümsüzlük otunu yemeye fırsat bulamadan
    onu bir yılana kaptırır ve Uruk’a eli boş döner. Bazı kaynaklar,
    Gılgamış’ın ölümsüzlük otunu halkıyla birlikte yemek istediğini
    belirtir. Destan Gılgamış’ın ölüm karşısında acı yenilgisiyle biter

      Forum Saati C.tesi Kas. 18, 2017 6:47 am