|| Kopuk GençLik || Zamane GençLerin SanaL Mekanı ||

OOOPS Bİ DAKKA KARDEŞ !


Şimdi Hacı Sen Bu Foruma Zati Üyeysen Sorun Yok,Giriş Yap.

Haa Yok Üye FeLan DeğiLim Üye oLupta Ne İşime Yarıyacak Diyorsan Oku;
Komedi,Arkadaşlık,İyi Vakit,Sanal Bi Aile Hatta Yetim ve Öksüz KardeşLerimize Sanal Ana ve Babada Oluruz Üye oL Yeter...

Sayfayı FaceBook'ta Paylaş
Design By Sahirâne Design ©️
Tıkla Beğen
Erzurum

    bitanemeee :(:(:(:(

    Paylaş
    avatar
    Armoni
    PatRoN
    PatRoN

    Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi : Uyarı Yok !
    Cinsiyetim Cinsiyetim : Kadın
    Kayıt Tarihim Kayıt Tarihim : 17/04/10
    Yaşım Yaşım : 26
    MemLeketim MemLeketim : Yarimin Yanı
    Mesaj Sayım Mesaj Sayım : 669

    :( bitanemeee :(:(:(:(

    Mesaj tarafından Armoni Bir C.tesi Eyl. 18, 2010 2:17 pm

    VE... ŞİMDİ GÖZLERİNİZİ MONİTÖRDEN AYIRMAYIN YAZI UZUN GELDİ OKUMUCAĞIM DİYE BİR HATAYADA DÜŞMEYİN OKUYUN PİŞMAN OLMUCAKSINIZ EMİN OLUN....
    Siz bu kadar sevdinizmi hiç(okumaya değer bir hikaye)
    ----------------------------------------------------------------------------------------------

    > >>> >>BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ!!!!
    > >>>>>
    > >>>>>>Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri
    > >>>>>
    > >>>>>>tıpta okuyordu öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan
    > >>>>>
    > >>>>>>sonra bir kere bir kere bir kere daha
    > >>>>>
    > >>>>>>karşılaşabilmek için hep aynı saatte aynı duraktan
    > >>>>>
    > >>>>>>aynı otobüse bindiler. Gençtiler çok genç...
    > >>>>>
    > >>>>>>Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz
    > >>>>>
    > >>>>>>zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah
    > >>>>>
    > >>>>>>otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.
    > >>>>>
    > >>>>>>Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti
    > >>>>>
    > >>>>>>otobüse kız ise ablasında....
    > >>>>>
    > >>>>>>Sırf birbirilerini görebilmek için her sabah erkenden
    > >>>>>
    > >>>>>>evlerinden çıkıpSehrin öbür ucundaki o durağa
    > >>>>>
    > >>>>>>onların durağına geldiklerini gülerek
    > >>>>>
    > >>>>>>İtiraf ettiler bir süre sonra...
    > >>>>>
    > >>>>>>Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem
    > >>>>>
    > >>>>>>de çok mutlu... Bazen işsiz bazen parasız kaldılar
    > >>>>>
    > >>>>>>ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri
    > >>>>>
    > >>>>>>hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zoR
    > >>>>>
    > >>>>>>getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir
    > >>>>>
    > >>>>>>mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına
    > >>>>>
    > >>>>>>uğrayan alışkanlıklara yenik düşenbankahesabında
    > >>>>>
    > >>>>>>para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da
    > >>>>>
    > >>>>>>kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilerden değildi onlarınki...
    > >>>>>
    > >>>>>>Günler günleri yıllar yılları kovaladıkça sevgileri
    > >>>>>
    > >>>>>>de büyüdü büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının
    > >>>>>
    > >>>>>>olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk
    > >>>>>
    > >>>>>>sahibi olmayınca "bütün mutlulukların bizim olmasını
    > >>>>>
    > >>>>>>beklemek bencillik olur" diyerek devam ettiler
    > >>>>>
    > >>>>>>hayatlarına. Çocuk yerine sevgilerini büyüttüler...
    > >>>>>
    > >>>>>>"Senin için ölürüm" derdi kadın sımsıkı sarılıp adama
    > >>>>>
    > >>>>>>ve adma"Hayır ben senin için ölürüm" diye yanıt
    > >>>>>
    > >>>>>>verirdi hep...
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen eve geldiğinde aynanın üzerinde bir not
    > >>>>>
    > >>>>>>görürdü kadın "Bir tanemkütüphanenin ikinci rafına
    > >>>>>
    > >>>>>>bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not
    > >>>>>
    > >>>>>>olurdu "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok
    > >>>>>
    > >>>>>>sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan salondaki
    > >>>>>
    > >>>>>>dolaba sevgi dolu notları okuya
    > >>>>>
    > >>>>>>Okuya koşturan kadın sonunda kimi zaman bir demet
    > >>>>>
    > >>>>>>çiçek kimi zaman en
    > >>>>>
    > >>>>>>Sevdiği çikolatalar kimi zaman da pahalı armağanlarla
    > >>>>>
    > >>>>>>karşılaşırdı...
    > >>>>>
    > >>>>>>Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi
    > >>>>>
    > >>>>>>zaten....Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın işleri ne
    > >>>>>
    > >>>>>>kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak
    > >>>>>
    > >>>>>>zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
    > >>>>>
    > >>>>>>ortalarına geldiklerinde daha az çalışmaya karar
    > >>>>>
    > >>>>>>verdiler. Adam hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde
    > >>>>>
    > >>>>>>hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu
    > >>>>>
    > >>>>>>kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık
    > >>>>>
    > >>>>>>daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde
    > >>>>>
    > >>>>>>dolaşırken harap durumda bir ev gördü kadın üzerinde
    > >>>>>
    > >>>>>>"satılık" levhası asılı olan.
    > >>>>>
    > >>>>>>"Ne dersin bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu
    > >>>>>
    > >>>>>>viraneyi yıktırır harika bir ev yaparız. Projeyi
    > >>>>>
    > >>>>>>kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan martıları
    > >>>>>
    > >>>>>>kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım
    > >>>>>
    > >>>>>>burayı..."
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden döner
    > >>>>>
    > >>>>>>dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun
    > >>>>>
    > >>>>>>burası bizimdir artık...."
    > >>>>>
    > >>>>>>Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde
    > >>>>>
    > >>>>>>ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her
    > >>>>>
    > >>>>>>gün her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde
    > >>>>>
    > >>>>>>kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün
    > >>>>>
    > >>>>>>sonrakocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın.
    > >>>>>
    > >>>>>>Eskisi kadar mutlu görünmüyor konuşmaktan
    > >>>>>
    > >>>>>>kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için sahildeki
    > >>>>>
    > >>>>>>Evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç
    > >>>>>
    > >>>>>>beklemediği bir cevap aldı: "Canım o ev bizim
    > >>>>>
    > >>>>>>bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...
    > >>>>>
    > >>>>>>"Mutsuzluk mutluluğun tadına alışmış insanlara daha
    > >>>>>
    > >>>>>>da acı daha da çekilmez gelir. Kadın hiç sevmedi bu
    > >>>>>
    > >>>>>>beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı
    > >>>>>
    > >>>>>>adama "Senin için ölürüm biliyorsun ne olur anlat"
    > >>>>>
    > >>>>>>diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam
    > >>>>>
    > >>>>>>duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.
    > >>>>>
    > >>>>>>Ona ulaşmaya çalıştıkça beton duvarlara çarpıyordu
    > >>>>>
    > >>>>>>kadın her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...
    > >>>>>
    > >>>>>>Bir gün çocukluğunun gençliğinin ve bütün hayatının
    > >>>>>
    > >>>>>>birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken "Artık
    > >>>>>
    > >>>>>>dayanamıyorum sana söylemek zorundayım" diye sözünü
    > >>>>>
    > >>>>>>kesti arkadaşı. "O seni aldatıyor. İş yerimin tam
    > >>>>>
    > >>>>>>karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor
    > >>>>>
    > >>>>>>her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sus sus çabuk duymak istemiyorum bu yalanları" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>bağırdı kadın.
    > >>>>>
    > >>>>>>Onca yıllık arkadaşını kendisini kıskanmakla
    > >>>>>
    > >>>>>>suçladı....
    > >>>>>
    > >>>>>>Ertesi gün öğle vakti o restoranın hemen karşısında
    > >>>>>
    > >>>>>>bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece
    > >>>>>
    > >>>>>>masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı
    > >>>>>
    > >>>>>>hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen.
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını
    > >>>>>
    > >>>>>>gördü adamın...
    > >>>>>
    > >>>>>>Akşam kocası eve gelir gelmez bazen bağırıp bazen
    > >>>>>
    > >>>>>>ağlayarak bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de
    > >>>>>
    > >>>>>>yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi
    > >>>>>
    > >>>>>>adam. Zamanla duyguların değişebildiği insanların
    > >>>>>
    > >>>>>>orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir
    > >>>>>
    > >>>>>>şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.
    > >>>>>
    > >>>>>>Kapıdan çıkarken "son bir kez kucaklamak isterim
    > >>>>>
    > >>>>>>seni" diyecek oldu ama kadın "defol" dedi nefretle...
    > >>>>>
    > >>>>>>İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin
    > >>>>>
    > >>>>>>böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının
    > >>>>>
    > >>>>>>desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi.
    > >>>>>
    > >>>>>>Bazen yalnız kaldığında onu hala sevdiğini
    > >>>>>
    > >>>>>>hissedince ağlama nöbetleri geçiriyor aşkın yerini
    > >>>>>
    > >>>>>>en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması
    > >>>>>
    > >>>>>>için dua ediyordu.
    > >>>>>
    > >>>>>>Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu
    > >>>>>
    > >>>>>>söylenen zaman bilekadının
    > >>>>>
    > >>>>>>derdine çare olamamıştı. Bir sabah ısrarla çalan
    > >>>>>
    > >>>>>>zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında karşısında o
    > >>>>>
    > >>>>>>kadını gördü. "Sen buraya ne yüzle geliyorsun" diye
    > >>>>>
    > >>>>>>bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen içeri
    > >>>>>
    > >>>>>>girmeme izin ver mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi
    > >>>>>
    > >>>>>>genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle
    > >>>>>
    > >>>>>>konuşmaya başladı:
    > >>>>>
    > >>>>>>"Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm
    > >>>>>
    > >>>>>>ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki
    > >>>>>
    > >>>>>>kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir
    > >>>>>
    > >>>>>>senelik ömrü kaldığını.Buna dayanamayacağını hep
    > >>>>>
    > >>>>>>söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini
    > >>>>>
    > >>>>>>biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için benden
    > >>>>>
    > >>>>>>sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber
    > >>>>>
    > >>>>>>vermedi. Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını
    > >>>>>
    > >>>>>>yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının
    > >>>>>
    > >>>>>>karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve
    > >>>>>
    > >>>>>>kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış
    > >>>>>
    > >>>>>>bakıcısı beni aradı son anda yetiştim.
    > >>>>>
    > >>>>>>Sana bu kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden akan
    > >>>>>
    > >>>>>>yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen
    > >>>>>
    > >>>>>>oracıkta ölmek istiyordu.
    > >>>>>
    > >>>>>>Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl
    > >>>>>
    > >>>>>>edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu
    > >>>>>
    > >>>>>>kutuda. İlk kağıtta "Lütfen bütün notları sırayla oku
    > >>>>>
    > >>>>>>bir tanem"diyordu...
    > >>>>>
    > >>>>>>Sırayla okudu; "Seni çok sevdim" "Seni sevmekten hiç
    > >>>>>
    > >>>>>>vazgeçmedim"
    > >>>>>
    > >>>>>>"Senin için ölürüm derdin hep doğru söylediğini
    > >>>>>
    > >>>>>>bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi
    > >>>>>
    > >>>>>>bana söz vermeni istiyorum." "Benim için
    > >>>>>
    > >>>>>>yaşayacaksın anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken
    > >>>>>
    > >>>>>>kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son
    > >>>>>
    > >>>>>>kağıtta şunlar yazılıydı:
    > >>>>>
    > >>>>>>"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre
    > >>>>>
    > >>>>>>yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı
    > >>>>>
    > >>>>>>ederken ben hep seni izliyor olacağım...."
    Alıntıdır..



    [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

    AŞKIMM SENİ ÇOK SEVİYORUM (:

      Forum Saati Salı Eyl. 26, 2017 9:29 am